YEDEK - YEDEK

AvatarLütfen orijinal site için: www.bucakbesiktas.com adresini ziyaret ediniz...

ikinci yarı

renkdaşlarım, yarınki bursa maçı hakkında akını okudum. katılmıyor değilim ancak çok da umursamıyorum aslında. çünkü benim için ligin ilk yarısı artık bitti. yani biz kaybetsek ve rakiplerimiz kazansa da bir şey olmaz. ki zaten ben ilk yarı lider bitirmek de istemem, tövbeliyim. ilk yarı hakkında rakamlara dayalı bir analiz yarın akşamki maçın ardından mutlaka yapılır. o apayrı bir konu.

benim 2 meselem var şu an. birincisi gönderilecek olan yabancı oyuncu. ikincisi de takımın birinci kalecisi. hiç kimselerin konuşmadığı konu olan kaleci konusuyla başlayalım.

86 doğumlu biri olarak takımda iyi kaleyciydi diye hatırladığın kaleciler kim diye sorsalar çok fazla isim sayamam. yani aumann'ı hayal meyal hatırlıyorum. ama o kadar sadece ismini ve şapkasını hatırlıyorum. sonrası büyük boşluk. fazla şans bulamayan asper bence iyi bi kaleci olabilirdi, ama sadece olabilirdi diyorum çünkü olamadı. asper'in kariyer olarak pik yaptığı takım beşiktaştı zaten. bi de malmö de oynamış o takımı da beşiktaşlılar olarak iyi şekilde hatırlarız zaten. bir de cordoba diyebiliriz ki benim jenerasyonum için beşiktaş formasıyla izlediğimiz en düzgün kaleciydi.

o kadar. zorladım kendimi anca 3 kaleci biliyorum geçmişe ait. bugüne bakalım; rüştü, hakan ve koray. ben hayatım boyunc rüştüye ısınamadım. zaten bu fener devşirmelerine her zaman mesafeli olmuşumdur, veya modern deyişiyle profesyonel olamamışımdır bu konuda.

konuyu aşırı dağıttığım için toparlıyorum, ilk başta dediğim sıkıntım bu. ikinci yarıda beşiktaşın birinci kalecisi hala rüştü mü olacak? yani önemli maçlarda işe yarıyormuş rüştü tecrübeliymiş. manchester'ın aldığımız 3 puan onundur. ee başka? bu kadar. galatasaray maçında kornerden gol yiyen de bu adamdı. ben şahsen bıktım artık spikerlerin yapma rüştü demesinden, her yan topta allah diye yerimden fırlamaktan. hakan birinci kalecimiz olsun, koray da ikinci kaleci olsun. yani bakın masraf da çıkarmıyorum. korayı ne biliyosunuz derken genç takımlarda maçlarını izlemişliğim var, o günlerden kadroya gireceğini tahmin etmiştik.

ve asıl beşiktaşın yeni yılın başında başını ağrıtacak konuya. yabancı konusu. hangi yabancı gitmeli? bunla ilgili bir anket de hazırladım zaten. ama bir bakalım önce kim bu yabancılar:
*matteo ferrari
*tomas sivok

*fabian ernst
*mihael fink

*rodrigo barbosa tabata
*matias emilio delgado
*rodrigo alvaro tello

*deivson rogerio da silva (bobo)
*filip holosko

bilmeyenler için belirtelim en fazla 8 yabancı bulanabilir bir turkcell süper lig a takım genel kadrosunda. ki bunların 8'i de aynı anda oynamaz 6+2 şeklinde abes bir de kural var ama o da yine ayrı bir gündem.

gelelim kim gitsin sorusunun cevabına. soru zor olduğu için şıkları eleyerek gidelim. kesinlikle gitmeyecek olanlara bakalım. bir kere hiç düşünmeden defans ve defansif orta sahayı bozmamak lazım. yani ferrai, sivok, fink ve ersnt banko kalır ve oynar.

boboyu satmam. holosko sağ kanatta süper iş yapar, hele ki rakibi serdar özkan ve nihat ise. (nihat'ı mustafa hoca orada oynatıyor benim bi günahım yok)

bu durumda tabata, tello, delgado dan biri gidecek ki zaten medya da orayı buraya indirgedi sayılır. işin aslı tabata hakkında çok fazla yorum yapamam, adama nihat kadar şans verilseydi bugün bütün türkiye onu konuşuyor olabilirdi. bilemiyoruz. kaliteli ama tutar mı bilemiyoruz işte. delgado bu takımda kaptanlık yapmış, adam gibi adamdır ve kalmalıdır. bu durumda bana göre gidecek kişi artık misyonunu tamamlamış olan ve dalgalı performansıyla çok uzun zamandır sıtkımın sıyrılmış olduğu tellodur. ama tabi bu yazı tamamen duygusaldır ve özellikle delgoda ve holoskoya torpilli yaklaşım içerir.


tello git artık.

0 yorum: