Ön not : Bu yazıda hatta genel olarak tüm yazılarımda kullanılan palavralar bünyeye zarar verebilir.
Lige ara verdik, çoğu sallama transfer haberleriyle falan geçmez bu zaman. Beşiktaşlı sinemadan falan söz edesim geldi. Köşe benim değil mi kardeşim, istersem mısır çorbası tarifi verir başlığını da “Beşiktaşlıların içini ısıtacak çorba” koyarım, istersem bi ters bi düz hırka modeli verir, bu sefer de başlığa “Ferrari’nin giydiği hırka” yazarım, pöh! Girmişim köşe yazarı psikolojisine, 20 milyon okuru da (tamam salladım biraz 15 milyon anca okuyodur, doğruya doğru!!) takmışım peşime, yakında blog yazılarımı kitap haline dönüştüreceğimin müjdesini de vereyim burdan, Amerikalı bi yayıneviyle anlaştık. James Cameron bu yazılardan şahane film olur diyo ama ben şahsen entelektüel ve mütevazı bi kişilik olduğum için Coen Biraderler’i yada Michael Winterbottom’ı beklemekteyim.
Neşeli Hayat’a dönelim şimdi. Bucak’taki AFM ve Cine Bonus yöneticileriyle konuştum, 250 bin bilet satılmış, bu bilgiye dayanarak herkesin filme gittiğini varsayıyorum. Bilindiği gibi film İnönü’nün müthiş atmosferiyle açılıyor, işte filmi kafadan sevmek için birincil neden. Hayır film güzel, senaryo sağlam (finalini çok beğenmedim, katil uşak çıkmasaymış keşke) Yılmaz Erdoğan hakkaten çok ölçülü ama müthiş bir oyunculuk çıkarmış, şapka yani. Film “ağır bir drama dönüşecek film nasıl dozunda ve abartısız bir duygusallıkla, salya sümük olmadan çekilir” bunun dersini veriyor. Mahsun Kırmızıgül ağdalı sinemasına biraz ölçülülük katmak için 20 kere falan izlesin bu filmi, Serdar Akar’la beraber gitsinler hatta. Film komedi değil diyenlere de katılmıyorum, şahsen ben salt komedi olduğu iddia edilen filmlerde bile bunun çeyreği kadar gülmedim.
Yılmaz Erdoğan'ı, sinema dilini hep sevmişimdir zaten. Acaba Beşiktaşlı olduğu için maça 1-0 önde mi başlatıyorum, ondan mı? Bir Demet Tiyatro’da da Beşiktaş vurgusunu çok yapmıştır. Ben bu dizilerdeki Beşiktaşlı karakterleri çok seviyorum zaten. Bunu Birol Güven de çok yapıyor ve iyi de yapıyor. Bu diziler sayesinde Beşiktaşlı olmuş çok çocuk var mıdır acaba, tabii bu araştırma konusu ve ben bilindiği gibi bilimsel olmayan hiçbir veriye yer vermem.
Neyse çok sallamaktan yoruldum, dinleniyim biraz.
28 Aralık 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları
6 yorum:
Ha ha ha çok eğlenceli bi blog olmuş. Siz beni güldürdünüz Allah da sizi güldürsün.
Ha ha ha çok eğlenceli bi blog olmuş. Siz beni güldürdünüz Allah da sizi güldürsün.
Ya pigi nasıl bi iş bu allasen? nasıl bir bağımlılık yaptın anlatamıyorum inanır mısın o kadar işimin gücüm var fakat senin yazılarına iki satır yazmadan işim rast gitmiyor. bu Yılmaz Erdoğan insanını kınıyorum. filmde Seba'yı oynatmadığı için filmine gitmeyi de düşünmüyorum. Olmaz olsun canım böyle Beşiktaşlılık!!!!
Bende her filmde dizide Ankaragüçlü görüyorum:)))) Algı işi bu Pigyyyy cim:)))))
Sayın "Bucaklı Beşiktaşlılar" yetkilileri;
Web sayfanızda daha ilk günden itibaren severek okuduğumuz yazarınız Miss Piggy'nin köşesi geçtiğimiz haftadan beri boş. Sürekli "Yazarımız yıllık tatile ayrıldığından , yazısı elimize ulaşamamıştır..." uyarısı ile karşılaşıyoruz. Daha ilk haftadan tatile çıkan, milyonlar vererek transfer edilen bu hanımefendiye verilen paraların hesabını sitenizin takipçilerinden biri olarak sorma hakkına sahibizdir umarım. İvedilikle yanıtınızı bekler saygılar sunarım.....
Not : Size onu almayın beni alın demiştim demek istemiyorum:))
@T-Rip
Miss Piggy'den 10 gündür haber alamıyoruz.
kolluk kuvvetleri rakip takım blogları tarafından kaçırılmış olma ihtimali üzerinde duruyor, savcılık takipte.
olay yargıya intikal ettiğinden dolayı daha fazla yorum yapmak istemiyorum.
Yorum Gönder